Çocuk ve Yetişkinde Duygu Regülasyonu (Ayarlaması) Nedir?

Çocuk ve Yetişkinde Duygu Regülasyonu (Ayarlaması) Nedir?

 

Duygu regülasyonu kısaca, duyguyu bedende tanıyıp, sahiplenmektir. (C.Keçe)​

Duygu regülasyonu,  genel tanımı itibariyle kişinin yaşamsal hedeflerine ulaşmak için, içsel ve dışsal uyaranlar sonucu oluşan duygularını gözleyebilmesi, düzenleyebilmesi ve değiştirebilmesidir.​

 

Duygularınızı tanıyor musunuz, hangi duyguyu yaşadığınızda nasıl davrandığınızın farkında mısınız? Kendinizi sakinleştirme beceriniz nasıldır? Kriz anlarınızda kendinize bir dur diyebiliyor musunuz?  Buradaki dur işte duygu regülasyonudur.

 

Çocuklarda regülasyon basit olarak fizyolojik/biyolojik süreçlerin düzenlenmesi sonucunda, davranışsal çıktıların çevresel ihtiyaçlara uygun olması anlamına gelir.. Bebek anne karnında iken fizyolojik uyumu annenin sistemi sağlarken, bebek doğduktan sonra bunu kendi sistemi ile yapar. ​Özellikle okul öncesi çocuğunuz varsa onu sakinleştirmeye çalışırken karnının aç, uykusuz, kakasının gelmediğine emin olun. Çünkü bedenimizin ihtiyaçları duygu regülasyonumuzu olumsuz etkiler. Örneğin, uykusuzken veya açken yetişkinlerin de çok öfkeli olması veya çok küçük durumları tolere edememesi gibi.

 

Bebekler ve okul öncesi çocuklar duygu regülasyonu için beyinleri tam gelişmediğinden yani kendilerine bir dur becerileri olmadığından sakinleşmek için meme veya emzik emmeyi, anne/ bakım verenin kucağını, hiç yanından ayırmadığı battaniyesi,ayıcığı varsa bunları kullanırlar. Zamanla ebeveyn olarak çocuğa bu nesne veya kişilere bağımlılığını azaltabilmek ve içsel dünyasını geliştirebilmek için duygu regülasyonu çocuğa öğretmemiz gerekir. Tabii ki ağlayan çocuğu sakinleştirmek her zaman kolay değildir. Ancak bu becerinin gerekliliğini bilerek çocuğun sakinleşmesi için uygun ortamı yaratmak önemlidir. Örneğin, 5 yaşındaki oğlunuzun  istediği oyuncağı almadı diye kendini yerden yere attığında, kolundan  çekiştirmeye ve sana kaç kere dedim böyle davranma beni rezil ediyorsun diye bağırmaya başlamadan önce, onun beyninin duygu regülasyonunu öğrenmeye ihtiyacı olduğunu ve bunu ancak sizin yardımınızla yapabileceğini hatırlayın.

 

  1. Önce duygusunu kabul edin ve ona yansıtın. İstediğin oyuncağı almadım diye çok kızdın.

 

  1. Sakin kalın ve bekleyin, sizi duyması için biraz ağlamasına ve rahatlamasına izin verin. Ne var ağlayacak aynısından 100 tane daha var demeyin.

 

  1. Ağlamaya devam ettiğinde ki bunu ilk uyguladığınızda ağlama sesi artabilir. Evet bana çok kızdın, hadi biraz sakinleşmeye çalış, ne yapabileceğimizi konuşalım gibi cümleler kurabilirsiniz.

 

  1. Unutmayın duygu regülasyonunu sizin sayenizde öğrenecek siz o ortamda çıldırırsanız o da çıldıracaktır.

 

  1. Sakinleştikten sonra diğer gelişimizde alabiliriz veya neden uygun olmadığını anlatmaya çalışın kısaca. Eğer bunu anlayamayacak durumdaysa, dikkatini başka yere yönlendirme durumunu kullanın ve hadi gel babana sürpriz yapalım ya da acaba sinemada güzel bir çizgi film var mı ona bakalım gibi bir şey kullanabilirsiniz.

 

  1. Çocuğunuz büyüdükçe öfkesini ifade etmek için ağlama, bağırma yerine kelimeleri kullanmaya başlamasına teşvik edin. Neye kızdığını dinleyin. Ardından o konuşabilir hale geldiğinizde kendi bakış açısını açıklayın. Ağlayacak ne var, buna mı ağlıyorsun demeyin. Duygusunu reddetmeyin. O onun duygusu, sizin değil. Ama duygusunu yönetmesine yol gösterin. Hangi ihtiyacından ötürü o duygu içinde ve o ihtiyacı nasıl giderebileceğinize bakın.

 

Yazar: Uzm. Klinik Psikolog İlayda Sanbay

uzman klinik psikolog

Instagram: @pskilaydasanbayd

Ayrıca; Çocuklarda Korku ve Kaygıyı Yatıştırma Yolları’ başlıklı yazımızı okumak için buraya tıklayın.

‘İnatçı Çocukla İletişim’ başlıklı yazımız içinse buraya tıklayın.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir